Dünyada daha öyle çiçeği burnundaydı ki birçok şeyin adı yoktu ve onlardan bahsederken parmakla göstermek gerekiyordu.
Yaşamla hesabını kesin olarak kapatırken kendi insanlarını düşündükçe duygulanmıyor, en çok nefret ettiği kişileri aslında nasıl sevmiş olduğunu anlamaya başlıyordu.
Kötülük dünyada değil kişinin yüreğindedir.
Çünkü yalnızlık, anılarını ayıklamış, yaşamın yüreğinde biriktirdiği özlem dolu süprüntüleri yakmış, geriye en acı anıları bırakarak, onları arıtmış büyütmüş, sonsuzlaştırmıştı.
İnsanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa,o adam o toprağın insanı değildir.
Yüreğini kolla Aureliona, ölmeden çürüyorsun.
Her zaman seni üzecek birileri olacaktır. Tek yapmamız gereken; sevginin bize vadettiklerine güvenmeyi sürdürmek, ama kime ikinci defa güveneceğimizi de iyi seçmek.
İnsan ölme zamanı geldiğinde değil, ölebildiği zaman ölür.
Birisi kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve kanamaya başlıyor yeniden oluk oluk. Birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıyor. O yüzden değil mi içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta gergin ve tedirgin dolanmalarımız? Anlatsam mı, anlatmasam mı? kararsızlığımız. "Bu sevgi beni acıtır mı?" kuşkularımız...
Bir ilişkiyi kadın başlatır, kadın bitirir. Ama başlatan ve bitiren, aynı kadın olmayabilir.
Hiç düşündünüz mü? Ummadığımız bir anda, ummadığımız bir durum bizi alıp yıllar öncesine götürüveriyor. Yıllardır aklımıza gelmeyen, varlığını bile unuttuğumuz olaylar, zihnimizin karanlık dehlizlerinden birden bire gün ışığına çıkıveriyor.
Bazen insanlara sevgi gösterdiğimizi düşünsek bile sevgimizde samimi olmadıkça bu sadece bir "gösteri"den mi ibaret kalıyor acaba? Seviyor-muş gibi, dinliyor-muş gibi, ilgileniyor-muş gibi.. yapmak. Karşımızdaki bunu anlamıyor mu yada hissetmiyor mu sanki? Belki de en acısı -muş gibi'lerle geçen bir hayat içerisinde bize verilen gerçek sevgiyi, gösterilen gerçek ilgiyi fark etmemek. Olabilir mi?
Belki de yalnızca onu elde etmek için değil, aynı zamanda onun yarattığı tehlikeleri de ortadan kaldırmak için çok ilkel ve basit bir duygu yeterliydi. Aşık olmak yetecekti. Ama bu denli basit bir şey kimsenin aklına ve yüreğine düşmüyordu.
Alıntılar | Sözler | Kitap Sözleri | Kitap Alıntıları | Özetler | Yüzyıllık Yalnızlık | Gabriel Garcia Márquez | Yüzyıllık Yalnızlık Alıntılar | Yüzyıllık Yalnızlık Kitap Alıntıları | Yüzyıllık Yalnızlık Sözleri | Kitap | Alıntı | Rafhane
Yorum Gönder
3 Yorumlar
Siteniz hayırlı olsun
YanıtlaSilSağ olun. Desteklerinizi bekliyoruz.
SilAlıntıları okuyunca kitap ilgimi çekti merak ettim doğrusu
YanıtlaSilRafhane üzerindeki bu yayına yorum yapmak ister misiniz? Yorumunuz bizi sevindirecektir :) ama:
· İçeriğinde küfür, argo, manevi değerleri küçümseyen kelime ya da kelime grupları olan yorumlar,
· Kaos ortamı oluşturacak yorumlar,
· Random ve konu ile alakasız yorumlar,
içerik her ne olursa olsun kaldırılacaktır.