Martin Eden Kitap Alıntıları - Jack London • Rafhane


Haritası ya da pusulası olmadan yabancı denizlere sürüklenmiş gemi gibiyim. Ama şimdi artık ben de yönümü bulmak istiyorum.


Bir kadının yüzüne bakıp sarhoş olacağımı hiç sanmazdım.


Hayatı boyunca sevgi açlığı çekmişti. Sevgiye hasretti. Varoluşunun temel talebiydi sevgi. Ama hiç sevgi görmemiş ve zaman içinde katılaşmıştı. 


Ne söylediğinizi, biraz da nasıl söylediğiniz belirler.


Kendi başının çaresine bakmış bir kızın gözleri yumuşak ve kibar olmaz.



Sevilmek... O anlamda sevilmek, ne güzel bir şey.


O kadar çok sevdim ki bırak senin gibi capcanlı bir kadının kalbini, taşı bile eritmeye yeterdi aşkım.


Nasıl olur da kitaplardan bir şey öğrenmezlerdi?



Bay Butler'a acıyorum. Doğru dürüst harcayamayacağı otuz bin dolar kazanmak için hayatını boşa harcamış. Niye mi, çünkü artık otuz bin dolar nakit verse bile çocukken on sente alabileceği şeyleri alamaz, mesela şeker, fıstık veya tiyatroda en üst balkondan bir bilet.



Hayır, artık denize çıkmayacaktı. Bütün güç kitaplardaydı ve eğer bir şeyler başarmak istiyorsa bunu karada yapmalıydı.


Dünyada en büyük şey aşktır.



Dünyanın güçlülere ait olmasında şaşacak bir şey yoktu. Köleler, kendi köleliklerine saplantıyla bağlıydı. İş, secde edip tapındıkları altın putuydu onların.


Yoğun ve umarsız biçimde cahili oldukları çok daha büyük bir şey vardı: hayat.


Hayatta her şey kötüye gidebilir, aşk hariç. Yeter ki bitkin düşen, bocalayıp tökezleyen zayıf iradeli biri olmasın, aşk hiçbir zaman yolunu şaşırmaz.



Haritasız ve dümensiz kalmış, gideceği limanı olmayan bir gemiydi. Kendini akıntıya bırakıp sürüklenmek, en azından hareket etmek, hayatta kalmak demekti ki içini acıtan şey de zaten buydu; yaşamak.


Sen benim ilk aşkımsın, ilk ilk ilk aşkımsın.


Yıldızlara varmak üzere yola çıkmış ama salgın hastalık saçan bir bataklığa inmişti.



Hayat büyük bir hata (bence), utanç verici bir maskaralık.



Yaşamayı arzu etmeyen bir hayat, sona erme yoluna girmiş demektir.



Ben kimseyle evlenemem, yani aşık olmadan evlenemem. Aşktan payımı ise geçmişte aldım.



Hayata dair eski ve aşina şeylerde hiçbir hoşluk göremez olmuştu.


Hayat acı veren bir bezginliğe dönüşünce, ebedi uykusuyla ölüm teselliye hazırdı. O zaman ne bekliyordu? Artık gitme vaktiydi.


Bu acı ölüm değildi, sersemlemiş bilincinde bocalayarak dolaşan düşünceydi. Ölüm acı vermezdi. Hayattı, hayatın sancısıydı bu feci, bu insanı boğan his.



Dipte bir yerlerde karanlığın içine düştü. Bu kadarını fark edebildi. Karanlığın içindeydi artık. Bunu fark ettiği anda da farkındalığı sona erdi.

 

 Martin Eden Kitap Alıntıları - Jack London




Yorum Gönder

2 Yorumlar

  1. Martin Eden okumak istediğim eserlerden biri, seçtiğiniz alıntılar daha da merak etmemi sağladı 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Eseri okuyunca beğenirsiniz umarım.

      Sil

Rafhane üzerindeki bu yayına yorum yapmak ister misiniz? Yorumunuz bizi sevindirecektir :) ama:

· İçeriğinde küfür, argo, manevi değerleri küçümseyen kelime ya da kelime grupları olan yorumlar,
· Kaos ortamı oluşturacak yorumlar,
· Random ve konu ile alakasız yorumlar,

içerik her ne olursa olsun kaldırılacaktır.