Ayfer Tunç - Aziz Bey Hadisesi'nden Alıntılar • Rafhane


Sevildiğini sanmış ve yanılmış olmaktan çok utanıyordu.

 

Kalbi, durup durup incecik bir su akıtan, kapanmayan bir yara yeri gibi sızladı. Bu yara bazen sızı olup içine çöktü, bazen öfke olup dışına taştı.



İnsan birini sevmeli hem de çok sevmeliydi.



Öyle bir aşk bekliyordu ki hayattan, yüzünde birdenbire patlayan bir tokat gibi, onu serseme çevirsin.


Ne çok ister insan büyük kederlerin ardından ölüp gitmeyi de, başaramaz. Ruh, başına kara bir hale takarak göğe yükselmek için çırpınır ama vücut dünyalıdır; yer, içer, yaşar.


Ömrünü yanlışlarının doğru olduğunu iddia etmekle, olmadığı bir adam olabilmek için kendi halinde bir kadını ezmekle tüketmiş bir adamın devamı, zavallı bir kopyasıydı. İçi iki kere ezildi.



Sevmek için zaman bulamamış, daha doğrusu hiç aramamıştı.



O zaman da uyumak ve uyandığında hayatının acı veren o safhasının hiç olmamış olduğunu görmek istemişti. Ömrünü pişmanlıkların damgaladığı bir yığın insan gibi...



Kimin hayatında yanlış yaşanmış bir aşk yoktu ki?


Ayfer Tunç - Aziz Bey Hadisesi 


Ayfer Tunç - Aziz Bey Hadisesi'nden Alıntılar



Alıntılar | Kitap Alıntıları | Ayfer Tunç | Aziz Bey Hadisesi'nden Alıntılar | Alıntı

Yorum Gönder

0 Yorumlar