İki Şehrin Hikayesi Kitap Alıntıları - Charles Dickens • Rafhane

Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi, hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık; hem inancın devriydi hem şüpheciliğin; hem Aydınlık hem Karanlık bir mevsimdi; umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı; hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu...



Ne çok insan ve ne büyük ıssızlık! 



Öldüğümde çok sevdiğim şu kitabın sayfalarını artık çeviremez olacağım, bu yüzden de ölmeden önce hepsini okumuş olmaya dair nafile bir umut besliyorum.



Her insanın bir başkası için sonsuz bir muamma oluşu, üzerinde düşünülmesi gereken muazzam bir hakikattir.


Duygular! Ne duygulara ayıracak zamanım oldu ne de duyguları yaşayacak fırsatım.


Elinizden geleni yapın. Hayatı bazen boşa harcıyor olsak dahi, uğraşmaya değer.


Şahsen hayattaki en büyük arzum bu dünyaya ait olduğumu tamamen unutmak. Bu dünyada bana yarayacak bir şey yok; bende de dünyaya yarayacak bir şey yok zaten.



Mantığın olmadığı yerde mantık, ulvi bir amacın olmadığı yerde ulvi bir amaç var zannederek yanılmışım.


Dayanamadığım bir şey varsa o da şu belirsizlik.


Üzerinde, uzun süre yolculuk etmiş, çok mücadele vermiş, yolunu kaybetmiş fakat nihayet yolunu tekrar bulup sona yaklaşmış bitkin bir adamın tavrı vardı.



Kederin ve ümitsizliğin muazzam bir gücü vardır.



Zaten bunca kötülükten iyi bir şeyin çıkması mümkün değildi; böylesine mutsuz bir başlangıca mutlu son yakışmazdı.


Yanlış yaşanmış hayatın kıymetiharbiyesi yoktur ve hayat her türlü çabaya değer. Yoksa yan gelip yatar, ölmeyi beklerdik.


Soğuğun, cehaletin, pisliğin havasıydı bu. Mahalledekiler birbirlerine benziyordu. Gençlerin yüzü yaşlılarınkiyle aynıydı. Çocuklar acının ses verdiği birer cüce gibiydiler. Hem küçük, hem büyük herkeste aynı şey vardı 'Açlık'. Açlık her canlının alın yazısı gibiydi, tüm duyguyu, isteği bastırmıştı açlık illeti. Köhnemiş evler, ipte asılı paçavra giysiler bile şikayetçiydi açlıktan. Açlık, dumanı tütmeyen bacaların üstüne yuva yapmış, ekmeğin kırıntısı bile bulunmayan fırınları işgal etmişti. Çürümüş etlerden yapılan sucukları satan bakkalın adı da açlıktı.

 

 İki Şehrin Hikayesi Kitap Alıntıları - Charles Dickens • Rafhane 



Tür: Roman
Sayfa Sayısı: 508
Dil: Türkçe
İlk Yayınlanma Tarihi: 1859
Tahmini Okuma Süresi: 7 saat 42 dakika


Yorum Gönder

0 Yorumlar